Velâyetnâme

Velâyetnâme

0

"Velâyet", Arapçada "velîlik, evliyâullâhdan olan zâtın hâl ve sıfatı" mânâsına gelen bir isimdir. Bu kelimenin kökü "Hak Teâlâ'ya vâsıl ve kurbiyyet-i ilâhiyyeye nâil olan zât, aziz" mânâsındaki Arapça "velî" sıfatı ile "velâ" veya "veliye" (yaklaşmak, yakın olmak) fiiline

detay >>

  • Makâlât

    Makâlât

    0

    Hacı Bektaş-ı Velî’nin kendisinin, “Âdem, Tangrı’ya kaç makâmda irer, anı bildürür.” diyerek takdim ettiği bu eseri, kulun Allah’ın razı olacağı şekilde yaşamasının ilkelerini ortaya koymaktadır. O, bunu, “Dört kapı kırk makam” şeklinde formüle etmiş

  • Kitâb-ı Dâr

    Kitâb-ı Dâr

    0

    “Dâr” kelimesi Arapça’da “ev, şehir, yer”; “Farça’da bu anlamların yanısıra “ağaç, direk, idam sehpası” anlamlarına gelmektedir. Türkçe’de ise her iki dildeki anlamları ile kullanılmaktadır. Dâr, muhibbin can fedâ etmek üzere meydanda ikrâr verdiği yerin adıdır.

  • Kitâb-ı Cabbâr Kulu

    Kitâb-ı Cabbâr Kulu

    0

    Cabbâr Kulu, Cabbâr (olan Allah)’ın kulu anlamına gelmektedir. Eserde bu ismin anlamı üzerinde durulmaktadır: “Cabbâr Kulu, sen ne hâldesin? Seni de yokla bir yol, gör ne hâldesin. Seni de kimi bilür, kimi bilmez.

  • İlm-i Câvidân

    İlm-i Câvidân

    0

    Sadettin Nüzhet Ergun, ilk yayınladığı Bektâşî Şâirleri adlı eserinde Vîrânî Baba hakkında kısa bir bilgi vermekle yetinmiştir. Ergun, 1944 yılında yayınladığı Bektâşî Şâirleri ve Nefesleri adlı eserinde ise Vîrânî Baba’nın Hacı Bektâş Velî’nin evlâdı olan Balım Sultan’a intisab ettiğinden bahsetmektedir.

  • Hızırnâme

    Hızırnâme

    0

    Hızırnâme adlı bu eser, Alevî-Bektaşî İslâm inancını, kültürünü ve ritüellerini şiirsel bir dille ortaya koymaktadır. Dil ve anlatım tarzıyla da Anadolu’ya özgü bir özellik taşır. Hz. Peygamber, Hz. Ali, On İki İmâmlar, Hacı Bektaş Velî ve Şeyh Safi başta olmak üzere Alevî-Bektaşî önderlerinin faziletlerini dile getirir

  • Erkannâme

    Erkannâme

    0

    Buyruk, Velâyetnâme, Noktatu'l-Beyân, Fazîletnâme, Cabbar Kulu, Fütüvvetnâme gibi isimlerle bilinen eserlerdir. Ayrıca "Yedi Ulu Ozan" olarak kabul edilen; Fuzûlî, Şah Hatâyî, Pir Sultan Abdal, Yemînî, Vîrâni, Nesîmî ve Kul Himmet'in nefes ve deyişleri de Alevîliğin kaynaklarından kabul edilir.

  • Dâstân-ı İbrâhîm Edhem, Dâstân-ı Fâtıma, Dâstân-ı Hâtun

    Dâstân-ı İbrâhîm Edhem, Dâstân-ı Fâtıma, Dâstân-ı Hâtun

    0

    Dünya nimetleri içerisinde yüzerken terk-i dünya etmiş, kendini Mevlâ'sına adamış bir ulu çınar olan İbrâhîm Edhem'i anlatmakta olan bu eserin, onu daha iyi tanımamıza ve anlamamıza katkı sağlayacağını ümit ediyorum. Eserin içerisinde Türk edebiyatında iz bırakan yapıtlardan "Dâstân-ı Fâtıma" ile "Dâstân-ı Hâtun" da yer almaktadır. Bu iki kıssa da halkımızın tasavvufi öğretiye verdiği değeri ifade etmesi açısından önem arzetmektedir.

  • Besmele Tefsîri, Hacı Bektaş Veli

    Besmele Tefsîri, Hacı Bektaş Veli

    0

    Hacı Bektâş Velî’ye atfedilen Besmele Tefsiri’dir. Aidiyeti konusunda başka birtakım delillere ihtiyaç olsa bile bu eser, Türk-İslâm hayatı için önemlidir. Besmele çekmenin ve öneminin anlatıldığı eser, aynı zamanda Peygamber Efendimiz’in Miraç’ta Rabb’i ile buluşup görüşmesinin bir safhası olarak ruh dünyamızda hoş bir tat bırakmaktadır.